Author Archives: Yasin Emrak

Mesele Eşitlik mi?

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden ayrılma kararı genel olarak tüm toplum kesimlerinde sevinçle karşılandı, sadece feminist çevreler “kadının ezildiği ve mağdur edildiği” tezlerini tekrar dillendirmeye başladı.

Aslında Post-modern feministleri, eski zaman feministlerden ayırmayı hakkaniyet açısında daha uygun buluyorum. Gerçek bir feminist imtiyaz talep etmez, “yetkide eşitlik” kadar sorumluluk da üstlenir. Bizim tatlı su femenderler YETKİDE eşitlik hatta üstünlük isteyip SORUMLULUKTAN uzak durmayı hak sanıyor.

Mesele hukukta eşitlik ise erkekler olarak hukuk davalarında haklarımızın gasp edildiğini ispatlarız.

Mesele kamu kaynaklarına erişimde eşitlik ise tüm kamu kaynaklarına erişimde erkeklerin dezavantajı olduğunu ispatlarız.

Mesele sosyal güvencede eşitlik ise bu kaynakların en çok kadınlar için harcandığını ispatlarız.

Mesele eğitimde eşitlik ise erkeklerin ilk okuldan akademik kariyere kadar dezavantajlı olduğunu ispatlarız.

Mesele üretim araçlarına sahip olmak ise buyursunlar kadınlar da ebeveynlerinden kalan; tarla, dükkan, fabrika, tezgahlar, el aletleri ve sair üretim araçlarına sahip çıksınlar kendileri de üretsinler. Kendi ailelerinden alamadıkları hakların bedelini kocalarına yüklemeleri hak değildir.

Mesele aile reisliğinde eşitlik ise kanunen zaten eşitiz ama her ailenin kendine has farklılıkları var. Doğal kabiliyetleri sonucu erkeklerin öne çıkıyor olmasından dolayı erkek kusurlu görülemez. Buyursunlar kadınlar risk alsınlar. Evliliğin, evi geçindirmenin, borçların, risklerin tüm sorumluluğunu da üstlensinler ve aile reisi olsunlar.

Mesele cephede, batan gemide, yangında, tersanelerde, madenlerde, riskli işlerde eşitlik ise ne kadınların, ne de erkeklerin eşitlik peşinde olduğu söylenemez. Çünkü ölürken bile erkek fedakardır.

Türkiye erkek cinayetlerinde dünyada en tepelerde iken kadın cinayetlerinde ise milyonda 5 (6284 yasa öncesi milyonda 1,2) ile en diplerdedir.

Kısaca faydalanmada neredeyse her alanda kadınlar öne çıkarken masraf, risk ve ölümlerde erkekler öne çıkıyor.

Bunca imtiyaz ve avantajlarına rağmen hâlâ “toplumumuzda kadınların ezildiği” iddiası izaha muhtaçtır.

Her alanda eşit olmadığımız doğrudur zira her alanda “Eşitlik” taleplerine en başta bizim mahallenin tatlısu feministleri itiraz edecektir. Çünkü her alanda eşitlik kadınların şu an sahip oldukları tüm imtiyazların ellerinden alınmasını ve tüm sorumlulukları erkeklerle eşit oranda üstlenmesini gerektirir.

“Mağdur kadın yok mu?”
Elbette var tıpkı mağdur erkek olduğu gibi, mağduriyetin cinsiyeti yoktur.

İstanbul sözleşmesi ve 6284 ile yapılan haksız uygulamaların mağdur kadınlara faydası olmadı ama azmaya hazır kadınları iyice şeytanlaştırdı.

İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemiz olumlu bir adımdır ancak uygulama yasaları hâlâ yürürlükte olduğundan uygulamada henüz sözleşmeden çekildiğimiz söylenemez.

Sözleşme gereği nasıl uyum yasaları yapıldı ise sözleşmeden çekilmenin gereği olarak da uyum yasalarının da düzeltilmesi zorunluluktur. Diğer türlü sözleşmeden çekilmiş olmak sadece göstermelik olarak kalacaktır.

Medya Midas yazdı: “Türkiye bu haberi konuşacak… İstanbul Sözleşmesi’nde büyük değişiklik!”

Türkiye’nin son yıllarda en çok tartıştığı konulardan olan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili yaşanan tartışmaların seyrini değiştirecek detayı açıklıyoruz. TBMM’de kabul edilen İstanbul Sözleşmesi değiştirilmiş! Türkiye’nin son yıllarda en çok tartıştığı konulardan olan İstanbul Sözleşmesi ile ilgili yaşanan tartışmaların seyrini değiştirecek … read more

İSTANBUL SÖZLEŞMESİ’NİN KALDIRILMASINA DESTEK BİLDİRİSİ

İstanbul Sözleşmesi, bir milli güvenlik sorunu haline gelmiş olup ona dayalı çıkarılan 6284 sayılı kanunla birlikte Aile Hukukundaki sorunların günümüzdeki ana kaynağıdır. Kültürel kodlarımıza tamamen aykırı biçimde Toplumsal Cinsiyet, Cinsel Yönelim ve Toxic Masculanity (Zehirli Erkeklik) zihniyetine dayanan Feminist bir … read more

İstanbul Sözleşmesine hızlı bakış

İstanbul Sözleşmesi nedir? İstanbul Sözleşmesi “Toplumsal Cinsiyet” kavramı üzerine kuruludur ve “Toplumsal Cinsiyet” tanımını yapan ilk uluslararası anlaşmadır. “Toplumsal Cinsiyet” ne demektir? Kadın ve Erkeğin rollerinin sosyal olarak toplum tarafından inşaa edilmesi olarak tanımlanmaktadır. Ne var bunda? 2010 yılından sonra … read more

Kimse hatadan münezzeh değildir!

Aile Hukuku’na dair en az 10 yıldır yapıcı eleştiriler ve talepler her platformda anlatılmasına ve bu konular siyaset üstü olmasına rağmen istanbul sözleşmesini ve nafakayı savunan KADEM’e cevap verenlerin ilginç bir şekilde ve topluca siyasetle ilişkilendirilmesi düşündürücü…! KADEM üzerinden AK Parti düşmanlığı yapıldığını iddia edenler; onlarca konu ve onlarca devletin resmi kurumu varken neden @kademorgtr’nin tepki topladığını düşünmeli. Kimse hatadan münezzeh değildir. Eleştiriler haksız ise doğrusunu açıklasınlar, değilse hatalarını düzeltsinler. read more

TİHEK TOPLANTISI NOTLARI

TİHEK TOPLANTISI NOTLARI

BABADER olarak 15-16 Kasım 2019 tarihinde TİHEK tarafından “Şiddet Toplumundan Merhamet Toplumuna” anlayışıyla organize edilen Şiddetin Önlenmesi Çalıştayını takip ettik. Çalıştayda yapılan çalışmalarda derneğimizin ilgi alanına giren kısımlar ile ilgili izlenim ve görüşlerimiz ekte sunulmuştur. BABADER olarak kimden kime olursa … read more

TOPLUMSAL ÇÖKÜŞE DOĞRU…

Herkes, her varlığa (sadece canlılar değil) karşı sorumludur. Toprak, Hava ve suya karşı bile sorumluluklarımız vardır. Şiddet genel bir sorun olduğu ve şiddetin en büyük mağdurları çocuklar olduğu halde, sadece kadına şiddetin gündem yapılmış olması masum değildir. Şiddete karşı mücadele … read more

Siz sadece kadına şiddete karşısınız, biz topyekün şiddete karşıyız.

“Akıl Fukarası Fikir Budalası” başlıklı yazı hakkında cevabımdır. Öncelikle kullandığınız dil şiddet dilidir, muhatabınızın öne sürdüğü argümanları bilmeden, konuyu incelemeden ve madde madde eleştiri getirmeden direkt hakaret etmekle daha en baştan yapınızı ortaya koymuş oldunuz. Belki normal yaşantınızda da çevrenize, … read more

Neden #VelayetBabanındır diyoruz?

Öncelikle şimdiki durumda velayetin peşinen anneye verilmesini neden sorgulamıyorsunuz? “Çocuğun menfaati gereği küçük çocuk anneye verilir” diyorlar. Peki gerçekten küçük çocuğun menfaati anne yanı mıdır? Bakalım; Bebeklikte anneye bağımlı olan çocuk, özellikle kişilik gelişimi için koruyucu ve gözetici bir babaya … read more